Kimler yeni

  • ece
  • ABDULKADİR
  • Kadir Kaya
  • büşra
  • FLULFENIA

Irkçılık

Din,iman,akıl ve muhakeme alanından uzaklaşarak ırkçılık davasının aldatıcı serabı ardında koşan Arnavut kardeşlerimizin başına gelen bu büyük musibetler,bizim için ibret verici korkunç derslerdir. (Mehmet Akif Ersoy)

Edebiyat

Biz edebiyattan ahlaki,içtimai bir fay da bekleriz.Bizim içmimadımıza göre edepsizlik başladığı yerde edebiyat biter.
Eski,eski olduğu için değil,faydasız olduğu için atılır.Yeni,yeni olduğu için değil faydalı olduğu zaman alınır. (Mehmet Akif Ersoy)

1001 Türlü Hali

Gazeteci yazar Mehmed Şevket Eygi'nin babası oldukça hastalanmış. Mehmed Akif de bu çok sevdiği fakat oldukça da cimri olan yakın dostunu ziyarete gitmiş. Hal hatırdan sonra iyice bitkin olduğunu gördüğü dostuna;
- Dostum, biraz paranıza kıysanız, bir tavuk alsanız da bir çorba yapıp yeseniz. Belki biraz kendinize gelirsiniz" demiş.
Hasta dostu ise para harcamaya yaklaşmadığı için:
- Olur mu Akifciğim! Dünyanın binbir türlü hali var! İnsanın başına her şey gelebilir. Öyle hemen israf yapmamalı, parayı çarçur etmemeli" demiş. Bunun üzerine Akif:

Avrupa Tasviri

Berlin'den dönen Akif'e Avrupa'yı soran dostlarına konuyu şöyle özetlemiştir:
"Yaşayışları dinimiz gibi, dinleri yaşayışımız gibi"

Adamın biri mevlid okurken bazı yerleri oldukça belirgin bir şekilde yanlış okur. Akif birkaç kez düzeltmeye çalışsa da adam hiç tınmaz ve kendini beğenen bir eda ile "Ben hocamdan böyle öğrendim" deyince kibarlıktan anlamayan bu zata Mehmed Akif şu cevabı yapıştırmış:
- "Hocan da az cahil değilmiş."

Adam Sanmıştım

Oldukça ağır bir hastalığa yakalanan Akif hasta döşeğinde yatarken kelli felli bir adam kendisini ziyarete gelir. İçeri giren adamın heybetli ve vakur görüntüsüne bakarak ciddi bir insanla karşı kaşıya olduğunu sanan Akif bütün hastalığına ve bitkinliğine rağmen ayaklarını toparlar, gelen adama saygı gösterir. Fakat adam Akif'e bir soru sormak ister ve aslı hurafe olan şu soruyu sorar:
-"Efendim! Bir adam gök kuşağının altından geçerse kadın olurmuş, bu doğru mudur?"
Adamın bu yersiz sorusu üzerine Mehmed Akif etrafındakilere şunu söylemiş:

Vefa Lisesi Edebiyat Öğretmeni Süleyman Fehmi Bey Fransızca bir eseri Türkçe'ye çevirmiş. Kitabı Mehmed Akif'e gösterip fikrini soran Mithat Cemal Bey'e şu cevabı vermiş:
- "Hiç bilmediği bir dilden, az bildiği bir dile tercüme yapmış."

Baytar

Bir toplantıda zamane gençlerinden biri Mehmet Akif Ersoy' u güya küçük düşürmeye çalışarak;
-Afedersiniz siz baytardınız değil mi?
M.Akif hic istifini bozmadan:
-Evet, bir yerin mi ağrıyordu?

HASTA HİNDİ

Eşref edip " Mehmet akif ersoyu kitabında anlatıyor: " Bir gün dergahta oturuyorduk.Kapı vuruldu.Baktık, birinin elinde boynunu sarkıtmış bir hindi... Akif, hindiye acıyan gözlerle bakarken, hayvanı getiren genç, ' Salih efendinin size selamı var, bu hindiyi gönderdi' dedi.Hindi pek bitkindir.Akif dayanamadı:'Oğlum, ben baytarım ' dedi. Bunu tedavi için gönderilmediyse, hemen geri götür ve ölmeden kesin hanvancağızı... Salih efendiye bizden de selam söyle..."

BİLMEK

Milli şairimiz Mehmet akif ersoyun yaşayan en büyük uzmanı M. ERTUĞRUL DÜZDAĞ türk edebiyatı vakfında konuşuyordu.Akifin vefat yıldönümü 25 aralık 2002tarihinde düzenlenen toplantıda hitap bir ara şunu söyledi: "Akif, 'insan bir haddini bilmeli, bir de hesabını... Ben haddimi bilirim ama hesabımı bilmem' dermiş."

VEFA YOK

Mehmet akifin " Köse imamı " şiirini ithaf ettiği Ali şefki bey bir gün şaire İstanbuldaki Vefa yokuşundan bahseder Bırak ali şevki, bugünkü nesil o yokuşu çoktan dümdüz etti!"

You are here

Mehmet akif ersoy

Subscribe to RSS - Mehmet akif ersoy