Kimler yeni

  • ece
  • ABDULKADİR
  • Kadir Kaya
  • büşra
  • FLULFENIA

SAĞ OL!

''Rindlerin Ölümü'' şairi Yahya Kemal, yanlızlıgı severdei.Bir gün, yolda karşılaştıgı bir arkadaşı, ''Üstat, dü akşam sana gelecektim, fakat rahatsız ederim diye vazgeçtim,'' der.Beyatlı'nın cevabı kısa ve net:

-Sağ ol!

SÖZÜNÜN ERİ

Taha Toros'un ''Altı Renkli Portre'sinden özetliyoruz.Yahya Kemal, şiman vucudu ile kendini yıkayamazmış.Zaman zaman ikamet ettigi Park Otel'deki odasının bonyosunda, kendisini Asım Sönmez'e yıkatırmış.Bir bayram arifesinde Yahya Kemal, Asım'ın sabah erken saate gelip kendisini yıkamasını ister.Mevsim kış.Asım, Eyüp'teki evinden yla çıkar, ancak yolları kar kapatmiştır.Araba bulunamaz, yolda belediyenin cenaze arabasına riva minnet biner.Şişhane'den sonra da korkunç tipiden korunmak yüzünü atkı ile sarar ve yaya olarak otele varır.Sabırsızlıkla kendisini bekleyen şair.

İSTİDAT

Aziz İstanbul'un büyük sanatakarı Yahya Kemal'inde bulundugu toplulukta genç şairin birisi fena fena öksürüyordu.Açıklama yapmak lüzumu hissetti:''Bende verem istidadı var da efendim...''Yahya Kemal, bir baba şefkatiyle cevap verir:

-Ya evladım; demek sende verem bile istidat halinde...

İSTANBUL HASRETİ

Ankara Başkent olduktan sonra kimi şairler, özellikle milletvekili seçilenler bu şehre özgüler düzmeye başlar.Bahçet Kemal Çaglar Ankara'ya güzellemeler yazar.Ne var ki, bunu İstanbul şairiYahya Kemal Beyatlı'dan da gün sorarlar:''Üstat, Ankara'nın hiç mi iyi bir tarafı yok?''

-Var

diye cevap verir koca şair.''Nesi?''diye merak edilmesi üzerine de,

-İstanbul'a dönmesi

karşılıgını verir.

KİM KİMİN YANINDA

Edebiyat tarihimizin garipliklerkle doludur.Bir seçim ugruna Yahya Kemal ve Peyami Safa'nın karşı karşıya gelebilecegini kim tahmin edebilir.Mehmet Çınarlı'nın hatıralarından ögreniyoruz.1943 seçimlerde Yahya Kemal bagımsız aday olur.Hakkı Talat Us CHP'den aday gösterilir.Peyami Safa seçimden kısa bir süre sonra Vakit gazetesine geçer ve gazetenin sahibi H. Tarık Us'u övmeye başlar.Ahmet Emin Yılman ise Vatan gazetesine Yahya Kemal'i göklere çıkarır ve büyük boy fotografını yatınlar.Vatanda Yahya Kemal hakkında şu methiye çıkar:

KIZILCIK REÇELİ

Yine Abdülhak Şinasi'den ögreniyoruz: 'Gayet çekingen adeta korkak bir adam olan ve en basit şeyleri söylerken gizli bir eda alan Mehmet Ali Tevfik için Yahya Kemal:

-Kızılcık reçeli yese bir ay onu sır diye söylemez!

demişti.

PAŞA VE GENERAL

Abdülhak Şinasi'nin ''Yahya Kemal'e Veda'' kitabından okuyoruz:

-Tanıdıgımız bir Ferudun Bey vardı.Mısırlı prensesle evlendi.Mısır Paşası oldu.Biz paşalıgı ilga edince telefon defterine isminin yanına General oldugu yazıldı.Yahya Kemal:

-Mısırlıların Feridun beyi, paşa yaptıklarına biz şaşmıştık, şimdi de biz ona general deyince Mısırlılar şaşırıyorlar!

diyordu.

ANKARA İSTANBUL

''Aziz istanbul'un büyük şairi Yahya Kemal Urfa milletvekili olarak Ankara'da 'kerhen' bulunmaktadır.Bir gün ona, ''Ankara'nın en çok nesini seversiniz?'' diye sorarlar.Cevap, üstadın hasretini edillendirir:

-Trene binip İstanbul'a dönmesini severim.

TAM DEGİŞİKLİK

Güzel Türkcemizi bozmak isteyenlere cok kızan Yahya Kemal Beyatlı bir gün yenilik adı altında dilimizi fakirleştirenlere şöyle alay eder:

-Ben de yenilik taraftarıyım, ama yenilik tam olmalı 'Eve geldim' yerine şöyle denilmeli:

-dim gel e ev.

İŞİN EHLİ

Ünlü eseri ''Türk Tarihi'' ile tanınan yazar Dr. Rıza Nur'un manzum olarak tercüme ettigi ''Carmen'' operasını Yahya Kemal begenmez ve tenkit eder.Bunun üzerine Rıza Nur, ''Sen ne dıyorsun?Ben dört sene aruz okudum!'' diyerek şaire çıkışır.Beyatlı gayet sakin karşılık verir:

-öyleyse ben de dört sene tıp okuyayım.Sizinle tıbba münakaşalar edeyim.

SAGLIK DURUMU

Yahya Kemal oldukça kiloluydu ve zaman zaman rahatsızlanıyordu.Doktorlara görünmeyi de ihmal etmiyordu bu arada.Bır gün dostlarına derdini döktü:

-Doktorlara sorarsanız karaciger mükemmel, kalp mükemmel, böbrek mükemmel, tansiyon mükemmel!Yalnız bir berbat haldeyim.

DÖNEKLİK

Büyük dava gönül adamı Osman Yüksel Serdengeçti hasbe'lkader milletvekili olmuştu.Meclise ilk defa adım atacaktı.Döner kapıdan içeri girmekte zorlanınca çevresindekilere seslenir:

-Bakın, döneklik meclisin kapısında başlıyor!

BATAKLIK KURUTMAK

Yavuz Bülent Bakiler ve Agah Oktay Güner üniersitesi ögrencisi iken Osman Yüksel Serdengeçti'yi ziyarete giderler.Serdengeçti, kendisine memleketi Akseki'den gönderilen büyükçe bir tabak pekmezden tadına baksınlar diye akiler ve Güner'e ikram eder.Ne var ki, iri kıyım ve iştahlı iki delikanlının pekmeze fena halde yumulduklarını görünce bagırarak müdahale eder:

-Hey ne oluyor!Size biraz yiyin dedim, bataklık mı kurutuyorsunuz!

YUKARIDA KUŞLAR

Keşan'dan Ümmet Yavaş anlattı.Osman Yüsel Serdengeçtı, kelle koltukta idealleri için savaşmaktadır.Evi barkı, hanı hamamı, memleketi Akseki'yi ve içindeki elma bahçesini unutmuş gitmiştir.Bir gün dostlarımdan biri bahçeyi hatırlatarak:

-Agabey, Aksekı'deki bahçeden hiç elma yemedik

diye hafif yollu dokundurur.Serdengeçti, bahçenin hal-i pürmelalini bir cümle ile şöyle hülasa eder.

-Vallahi kardeşim, bahçeden bende hiç yemek yemedim.Elmaları yukarıda kuşlar, aşagıda puştler yiyip bitiriyor.

TIRNAGIYLA MÜCADELE

Milli Egitim eski Bakanı Hasan Ali Yücel'in tırnak uzattıgını duyan, 'Bir Nesli Nasıl Mahfettiler' isimli eseriyle meşhur olan yazar Osman Yüksel Serdengeçti, bunu şöyle yorumlar:

-Ne yapsın adamcagız, bütün mücadele silahlarını kaybetmiş bulunuyor.Anlaşılan mücadeleye tırnaklarıyla devam edecek.

TEK YÜZLÜ HAKİKAT

Osman Yüksel'in cıkardıgı Serdengectı dergısının ilk sayısında şöyle bir ilan yer alır:

-Muhterem okuyucularımız!Serdengectı, binbir müşlükat icinde cıkabıldi.Günlerce kapı kapı, matbaa matbaa, sehır sehır dolaştık.Cok şukur ALLAH' ın yardımıyla şimdi çıkmış bulunuyoruz.Birde bu yolda, hak ve hakikat yolunda yardım ediniz.Ne yazıktır ki tek yüzlü hakikatin meydana çıkması bile, şu iki yüzlü lanet paraya ihtiyaç var.

TİTRE VE KENDİNE DÖN

İdealist şair ve yazar Osman Yüksel Serdengeçtının eli ayagı Parkinson rahatsızlıgı dolayısıyla tir tir titriyordu.Bir gün hastalıgını soran milliyatçi arkadaşlarına takılmak ister:

-Ne yapalım başbug Alparslan Türkeş 'Ey Türk! Titre ve kendine dön! dedi.Gördugumuz gıbı o gun bugundur tıtıreyıp duruyoruz.

KARIŞTIRMAK

Buyuk mucadele adamı Osman Yuksel Serdengectı, son yıllarda Parkınson hastalıgına yakalanmıştı.Turk Edebıyatı Vakfı'nın Yesılay bınasındakı yerınde gormustum.Bır zamanlarının ele avuca sıgmayan kahramanlarının ellerı tıtrıyor, hıcbır esyayı tutamıyordu.Bır gun ıkram edılen cayı, elı tıtredıgı ıcın sekerını atıp karıstırmayınca kendı kendısıyle dalga gectı:

-Hey gıdı gunler hey!..Bır zamanlar Turkıye'yı karıstıran Serdengectı, sımdı bır cayı bıle karıstıramıyor!

ÜC İSMET

Manavgat'ta İsmet adında bırı Osman Yuksel'den kullanmadıgı cipini satın almak ister.Zeka sampıyonu Osman Yuksel Serdengectı nukteyı savurur:

-Bır Ismet hurrıyetımı aldı. bır ısmet zurrıyetımı aldı, bır Ismet de malımı alcak.

KİM KAPATTI

Bır toplantıda Buyuk Dogruyu kımın kapattıgı tartısılıyordu.Serdengectı durumu ızah eder:

-O kadar dusunmeyın yahu. hersey anlaşılır.Bır seycıgınız kalmaz.

Bazıları bu soze anlam veremezken Cumhurbaskanı Celal Bayar'ı hatırlayanlar acı acı gulumser.

SAG MI SOL MU?

Mabetsız Şehır'ın muellef olan Osman Yuksel Serdengectı'ye yakılmaktan zevk alan muziparkadası bır gun damarına basmak ıster:

-Sen der,sag mısın sol musun?

Cevap oldukca siyasi manıdar ve zekıce:

-Yasadıkca sagım.

ALLAH AŞKI

Osman Yüksel Serdengectı samımı bir mumın, halıs bır musluman dılınden ''ALLAH'' kelamı eksık olmazdı.Bır gun Osman Yüksel'e ''Konusmalrınızda nıcın bu kadar 'ALLAH' dıyorsunuz?'' dıye sorarlar.Serdengectının cevabı, kendısıne yakısacak mahıyettır:

-Öyle mı?ALLAH ALLAH!

AYIKKEN

Doktor, Neyzen'i inceden inceye muayene ettıkten sonra teshısını koyar:

-Vallahi üstat, pek bir şey bulamadım.Heralde rahatsızlıgınız içkıden olacak.

Neyzen Tevfik kapıdan cıkarken karsılık verır:

-Pekı doktor, ayık oldugum zaman gelırım.

DİL FUKARASI

İsmail Hami Danışmend ile Hasan Ali, Yücel dil konusunda sohbet edıyorlardı.Hasan Al, gecenlerde dil heveskarı birinin haftanın gunlerini öz turkceleştirildigini iddia ettıgını ve bu yenı ısımlerı kendısıne okudugunu soyledı.Danışmend,

-Bunların karşılıkları nasıl,merak edıyorum.

dıye sorunca Yücel, adamın uydugu ısımlerı acıklar:

-Pazar:Gezgun, Pazartesi:Ongun, Salı:İşgun, Çarşamba:Göçgun,Perşembe:Koşgun, Cuma:Yorgun, Cumartesi:Bıtgün

KADININ VASFI

Neyzen'ekadınlar hakkında ne dusundugunu sorarlar.O da şu benzetmeyı yapar.

-Kadın gazete, gazete kadına benzer.Agzına kadar lakırdı dolar.Her soyledıgıne ınanılmaz.Vıtrıne ehemmıyet verır; kılı kırk yara, pireyi deve yapar.Gunu gecmıslerı para etmez, etegı tutusunca derhal parlar, ele avucasıgmaz!

NANKÖRLÜK

Kimine göre deli,kimine gore de ermiş olan Neyzen bir gün Mevlevi dergahlarına söverken, oradan geçen biri, ''A nankör!Sen de orada yetişmedın mi?'' diye azarlar.Neyzen'in cevabı oldukca ıkna edıcı olur:''

-Bakmayın siz bana.Ben o kapının köpegıyım.Soyumun geregı arasıra boyle havlıyorum.''

KIRLANGIÇ KUŞU

Neyzen Tevfik, sivri dilli bir sair.Diline dolamadıgı kimse yok adeta.Ama nedense bu aşırı lafları ve mısraları yüzünden başı belaya hiç girmez.Bunu soran bir dostunun merakını şöyle giderir:

''Ben kırlangıç kuşlarına benzerim.Kah alçaktan, kah yüksekten ucarım.Bu şekilde belanın daima uzagında kalırım''

YOL VERMEK

Neyzen Tevfik, dar bir yolda yürurken, karsısına tanımadıgı bır adam cıkar.Neyzen, ''Müsaade edin de geceyım'' dıyerek izin ister.Adam, oldukca aksı bırı.Bagırır:

''Kime kafa tutuyorsun babalık!Bak senın gıbı cıgerı bes para etmez insanlara yol vermem.''

Neyzen, istifini bozmadan usulca kenara cekılır:

''Ben verırım!...''

DÜDÜK

Hiciv ne müzık dunyamızın gönul kahramanlarından ney virtüözu Neyzen Tevfikilahi bir neş'e icinde uflerken kendınden gecer, dınleyenlerı de mest ederdı.Bu kadar guzel üfledıgı ney'ıne yakıstırdıgı ısım ıse ''düdük''tü.Muhtesem tevauzundan olsa gerek ''Ne yapıyorsun?'' dıye soranlara yanındaki ney'leri gösterip şöyle derdi:

''İste bu düdükleri calıyorum.''

YUMURTLAMAK

Genç bir yazar, kaleme alacagı romanı Neyzen Tevfık'e anlatıyordu.Konunun sonuna gelınce Neyzen yüzünü buruşturur:

''Bu konuyu begenmedım.''

Genç yazar,''Öyle ama,siz hic roman yazmadınız.Nasıl fikir yürütuyorsunuz?''İtirazına.Neyzen Tevfik sinirlenir:

''Ben yumurtanın da iyisini, bayatını anlarım.Fakat hiç yumurlamadım evlat!''

Sayfalar

You are here

Şairlerden nükteler

Subscribe to RSS - Şairlerden nükteler