Kimler yeni

  • ece
  • ABDULKADİR
  • Kadir Kaya
  • büşra
  • FLULFENIA

Güler

Üstad Cemal Nadir’in yüzü hep asık gezermiş. Birgün sormuşlar;
- Yahu üstadım senin soyadında “Güler” ama hiç gülmüyorsun?
Üstad cevap verir;
- Evet ama.. "Nadir" Güler!

Ne İşi Varmış

Cumhuriyet’in ilanından sonra, İstanbul’da bir resepsiyon verilir.Tüm dünya ülkelerinin elcileri ve ataşeleri de davet edilir. Davet güzel bir şekilde devam etmektedir, fakat İngiliz ataşesi olan Binbaşının bakışları Mustafa Kemal’in gözünden kaçmaz. Bütün davet boyunca kendisine dik dik bakmıştır ve bakmaya devam etmektedir. Ne olduğunu öğrenmek için yaverini gönderir.
Yaver Mustafa Kemal’e şöyle der:
- Paşam; kendisine neden ters bir tavır takındığını sordum, o da bana Mustafa Kemal’in Çanakkale’de babasını öldürdüğünü söyledi.

Mesele Getirme De

Rusya sefiri meşhur İgnatiyef memleketine giderken veda için geldiği Yusuf Kamil Paşa’ya:
-’Efendimize Rusya’dan ne getireyim?’ demesiyle Paşa:
-’Bir mesele getirme de, ben hiçbir şey istemem’ dedi.

Her Şeyini Aldım Ama

Halet Efendi, kendisine dalkavukluk etmeyen Moralı Osman Efendiyi bir takım basit işlerle Anadolu’da dolaştırır. Ama onun birgün kendisini görmek için geldiğini duyunca, sofaya koşarak karşılar ve gideceği zaman da merdiven başına kadar uğurlar. Olaya şahit olan İzzet Molla:
- Efendim! der. Bu adama etmediğiniz kötülük kalmadı. Şimdi bu kadar iltifat edişinizin hikmeti nedir?
Halet Efendi cevap verir:
- Evet, ben bu adamın herşeyini aldım. Ama üzerinde bir “efendilik” var ki, onu bir türlü alamıyorum. Onu görünce de saygı duymak zorunda kalıyorum.

Faydalı İş

Dine pek inanmayan sabun imalatçısı , bir din adamına:
-Sizin anlattığınız dinin dünyaya iyilik getirdiği görülmüyor. Dünya aradan geçen bunca yüz yıla rağmen hala kötü insanlarla dolu.. demişti.
O sırada çamur içinde oynayan küçük bir çocuğun önünden geçiyorlardı. Din adamı dedi ki:
-Sabunun da dünyaya pek fazla iyilik getirmediği anlaşılıyor. Zira dünyada hala pek çok pislik , pek çok pis insan var.
Sabuncu itiraz etti:
-Ama sabun kullanıldığı zaman faydalıdır.
Din adamı taşı gediğine koydu:

Bernard Shaw ile Churchill hiç geçinemez ve sık sık birbirlerini iğnelermiş. Bernard Shaw, bir oyununun ilk gecesine, Churchill' i davet etmiş ve davetiyeye de bir pusula iliştirmiş:
- "Size iki kişilik davetiye gönderiyorum. Bir dostunuzu alıp gelebilirsiniz.Tabii dostunuz varsa." Churchill, hemen cevap göndermiş:
- "Maalesef o gece başka bir yere söz verdiğim için oyununuzu seyretmeye gelemeyeceğim. İkinci gece gelebilirim, tabii oyununuz ikinci gece de oynarsa."

Şans

Bir filozofa sormuşlar:
"Şansa inanır mısınız?"
Filozof:
-"Evet, yoksa sevmediğim insanların başarılarını neyle açıklayabilirdim."

En İyi Haber

Arjantinli ünlü golfçü Robert de Vincenzo, yine bir turnuvayı kazanmış, ödülünü alıp kameralara poz vermiş ve kulüp binasına gidip oradan ayrılmak üzere hazırlanmıştı.
Bir süre sonra binadan çıkıp otoparktaki arabasına yürürken yanına bir kadın yaklaştı. Kadın, başarısını kutladıktan sonra ona çocuğunun çok hasta ve ölmek üzere olduğunu anlattı. Zavallı kadının hastane masraflarını ödemesi olanaksızdı.

Kader Peder

Fatih Sultan Mehmet, çocukluğunda biraz yaramazlık yapınca, babası olan 2. Murat Han:
-Ne kadar yaramaz bir çocuksun, senden adam olmaz, diye çıkışır. Orada bulunan ve velâyet sırrıyla kalp gözü açık olan Akşemseddin Hazretleri, hafifçe gülümseyerek şöyle der:
-Peder ne der, kader ne der.

Sağ Mı Sol Mu

Serdengeçti'ye takılmaktan zevk alan bir arkadaşı onun damarına bastı:
"Sen, dedi, sağ mısın, sol musun?!" Cevap: "Yaşadıkça sağım."

Napolyon

Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon un bir muharebede tenkide kalkışıp parmağını harita üzerinde gezdirerek:
- Önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek ötesini zaptetmeliydiniz, gibi fikirler belirtmeye başlayınca, Napolyon:
- Evet, demiş. Onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım.

Genç Fatih

Bir genç, "Fatih Sultan Mehmed'in resmini neden hep yaşlı bir insan suretinde çiziyorlar" diye sorunca, bir yazarımız şöyle cevap vermiş:
- Yaptığı işler o kadar büyük ki, bunları genç bir insanın yapacağını hayallerine sığdıramıyorlar.

Ak Sakallı

Varna Savaşı'nda muharebe meydanında gezen II. Murad, düşman askerlerinin hep genç olduğunu görür. Komutanlarından birine sorar.
"Garip değil mi? Bu kadar ölünün içinde hiç ak sakallı görmedim. Hepsi genç, hepsi taze!" Komutan şu cevabı verir:
- Padişahım. İçlerinde bir ak sakallı olsaydı, başlarına bu felâket gelir miydi?

Gereksiz

Süleyman Nazif Basra valisi iken, belediye başkanı olan zat bir gün S.Nazif’e şehir mezarlığının etrafını duvarla çevirme projesinden bahsetmiş. S.Nazif düşüncesini şöyle açıklamış:
- Bana göre gereksiz bir masraftır. Çünkü dışarıdakiler mezarlığa girmek istemezler, mezarlıktakiler de zaten dışarı çıkamazlar…

Ne Olmak İstiyor

Amerikan başkanlarından James Garfield başkan olmadan önce bir kolejin müdürüymüş. Bir gün bir anne çocuğunu okula yazdırırken bir ricada bulunmuş.
- Müdür Bey, dersleri biraz daha basitleştiremez misiniz ? Benim çocuk derslerin hepsini takip edemez. Koleji de bir an önce bitirmek istiyor.
Garfield cevap vermiş:
- Evet hanımefendi bu mümkündür. Önce çocuğunuzun ne olmak istediğini söyleyin. Malum ya, Tanrı bir meşeyi yüz yılda yetiştirirken bir kabak için iki ayı yeterli görüyor.

Taş

19. yüzyıl şairlerinden Gaziantepli Hasırcızade Mehmet Ağa, devrinin en nüktedan kişilerinden biridir. Dönemin devlet adamlarından Fuat Paşa ile de tanışıklığı olan Hasırcızade Mehmet, Paşa ile görüştüğü bir gün, gözü onun parmağındaki yüzüğe takılmış. Fuat Paşa sormuş:
-Taşına mı bakıyor sunuz ?
- Evet Paşam
- Elmastır.
- Ne faydası var, yani ne getirir ?
- Yüzük taşı ne getirecek Mehmet Ağa ?
- Benim de babadan kalma iki taşım var, senede 100 altın getirirler.
- Yaa, ne taşı bunlar ?
- Değirmen taşı Paşam.

Şair ve Ressam

Oldukça şöhretli bir şair ve ressam Yahya Kemal'e sorar:
"Ne dersiniz üstat?Resim mi yapayım,şiir mi yazayım?
"Resim yap resim!"
"Fakat siz benim tablolarımı görmediniz ki!"
"Evet tablolarınızı görmedim ama yazdıkalrınızı gördüm."

Aşağılık

Şairin biri gittiği dar yolda zengin giyimli birisiyle karşılaşır.adam gayet kibirli bi tavırla ’’ben asla benden aşağılık olanlara yol vermem’’ demiş.
şair kenara çekilip yol vermiş ’’ben veririm.’’

Kral Kıtlığı

Eski zamanda İngilterede kral yağmura yakalanmış ve geceyi bir handa geçirmek üzere hana girerler...
Yemekte kral askerleriyle birlikte toplam 10 yumurta yer.. sıra hesaba geldiğinde hancı 100 altın ister. Kral hiddetlenir "ne 100 altını burada yumurta kıtlığı mı vardır?" Hancı sakin cevap verir "Hayır kral kıtlığı vardır"

Çok Yüzlüler

Mehmed Âkif, iki yüzlü insanlara çok kızardı. Bir gün bir arkadaşına şöyle dedi:
- İki yüzlüleri artık sever hale geldim. Çünkü yaşadıkça yirmi yüzlü insanlar görmeye başladım.

Müjde

Harun Reşid'in vezirlerinden biri, Behlül Dânâ'ya latife yollu takılarak:
- "Müjde sana ey Behlül, Sultanımız seni, domuzlarla maymunlara çoban tayin etti" dediğinde, Behlül şu cevabı vermiş:
- Öyle ise kulaklarını aç da emirlerimi yerine getirmeye hazırlan.

Nereden Anladın

Necip Fazıl’la yakınlıgı ve dostlugu olan Prof. Ayhan Songar, Üstatla bir sohbeti sırasında, televizyonda
yaptıgı programı seyredip seyretmedigini sormuş.
Necip Fazıl:
— Gördüm, demiş.
Ayhan Songar:
— Tabii begenmediniz, diye eklemiş.
Necip Fazıl afallamış:
— Nereden anladın?
— Çünkü siz yapmadınız.

Kovdum Gitti

Üstad Yenilgi ve mağlubiyeti kabul etmezdi. Bir gün bir tren istasyonunda onun sinirli sinirli gezdiğini
gören bir hayranı (bazı rivayetlere göre onu sevmeyen biri) sorar:
- Ne oldu Üstad, treni mi kaçırdınız?
Üstad böyle bir ithamı kabul eder mi? Treni kaçırmak bir eksiklik, bir yenilgidir.
- Kovdum gitti, der.

Emperyalist

Üstada bir konferans sırasında bir genç sorar:
-Osmanlı emperyalist değil miydi?
Cevap dikkate şayandır:
-Evladım eğer Osmanlı emperyalist olsaydı şu anda bu soruyu fransızca değil türkçe sorardın.

Öteki Kim

Bir gün kendisine, bir dostu:
-Üstad, dünyada iki büyük şair var, demiş.
Necip Fazıl’ın tepkisi şu olmuş:
-Öteki kim?

Niçin İnanmıyorsun

Necip Fazıl, Abidin Dino'ya sormuş:- "Niçin inanmıyorsun?"
Abidin Dino, kendisine kaybettiren ama başkalarına çok şey kazandıran şu cevabı vermiş:
-"Korkuyorum, bir kere inanırsam bir daha başımı secdeden kaldıramam diye...""Yani, siz öyle bir Allah'a inanıyor, öyle azametli, öyle merhametli bir Zat'tan bahsediyorsunuz ki, eğer öyle bi...r Allah varsa, değil O'na itaat etmemek veya günah işlemek, O varken başımı secdeden kaldırmaya bile haya ederim, o cesareti kendimde bulamam" diyor.

Özel Araba

Yine bir gün Üstad'a sormuşlar:
-Üstad özel arabanız yok mu?
Üstad düşünmeden cevap verir:
-Ona en son bineceğiz.

Akıllı Kadın

Üstada Sorarlar;
-Akılllı Kadını Nasıl Tanırsın ?
-Konuşmasına bakarım.
-Ya hiç konuşmuyorsa...
Üstad cevabı yapıştırır..
-O kadar akıllısına rastlamadım..

Sendika

Üstad’ı sendika yemeğine davet etmişler.
Yemekten sonra :
-Üstadım, demişler, sendika hakkında bir konuşma yap da millet sendika hakkında bilgi sahibi olsun!
Onlar öyle söyleyince Üstad aniden ayağa fırlamış öfkeyle. Sonra da almış mikrofonu eline, demiş ki:
-Sanmayın ki yemeğinizi yedim diye gönlünüze göre konuşacağım! Sendika, patronun zulmüne karşı kurulmuş ikinci bir zulüm müessesesidir!

Sigara

Necip Fazıl çok fazla sigara içer.
Bir gün bir öğrencisi ona gelir ve der ki:
-"Hocam bugün bir rüya gördüm bütün bitkiler Allah'a secde ediyordu, bir tek tütün etmiyordu."
Üstad cevabı yapıştırır:
-"Getirin o kafiri yakalım..."

Sayfalar

You are here

nükteler

Subscribe to RSS - nükteler